Nevruz Kutlamaları ve Lastik Yakma

21 Mart günü ülkemizde Nevruz kutlamaları yapılacak. Şimdiden her yurttaşımın Nevruz’unu gönülden kutlarım. Sizlere Nevruz’un tarihçesini ve anlamını açıklamama elbette gerek yok; doğanın canlanmaya ve tüm güzelliklerini sergilemeye başladığı an. Böyle güzel bir an elbette coşkuyla, kıvançla kutlanmaya ve yaşanmaya değer. Ancak bütün bu güzel kutlamalar yaşanırken benim gönlümün bir yanında bir hüzün ve acı vardır. Çünkü, kutlamalarda belki de binlerce yıldır uygulanan bir gelenek gereği “ateş yakılmakta”, dolayısı ile küçük ölçekte de olsa küresel ısınmayı etkileme var. Özellikle bu ateş, lastik yakarak sağlanıyorsa, küresel ısınmaya etki katsayısının büyümesi yanında diğer zehirli gazların salınımı sonucunda insan sağlığı için tehlike de artmaktadır. Bu geleneğin kökeninde güneşin doğayı canlandıran sıcaklığının da olduğunu biliyorum.  Soğuk kış aylarından sonra doğanın uyanmasında ve canlanmasında elbette artan güneş sıcaklıklarının mutlak katkısı var. Ama yine de hüzünleniyorum. Çünkü güneşin doğayı ısıtırken çevreye zarar vermiyor aksine yarar sağlıyorken, insanın yaktığı ateş doğaya zarar vermektedir. Nevruz’u ateş yakarak kutlama geleneğinin başladığı dönemde insanlığın küresel ısınma gibi bir sorunu yoktu. Yakılan ateş de sanırım birkaç dal parçasından ibaretti. Oysa bugün içinde bulunduğumuz koşullar çok farklı. İnsanoğlu birçok alanda olduğu gibi enerji tüketim alanında da çılgınca hatalar yapmakta ve üzerinde yaşadığı “mavi gezegeni” yaşanmaz bir hale getirmiş durumda ve her birim enerji kullanımındaki hata ve bilinçsizlikle de geri dönülmez bir felakete doğru hızla koşulmakta.
Sanayi devrimi ile başlayan ve her on yılda ivmesi giderek artan enerji tüketiminin yol açtığı karbondioksit ve zehirli gazlar salınımının boyutu doğanın temizleyebilme gücünü çoktan aşmış durumda. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi almak isteyen okurlar bu sitede daha önce yayınladığım; “Havamız Neden Kirleniyor?”, “CO2 Cahilliğinden Kurtulmak”, “CO2 Cahilliği II”, “Çevre Kirliliği I” ve “Çevre Kirliliği II” başlıklı yazılarıma göz atabilirler.
Bu yılki Nevruz kutlamalarından önce, yaktığımız çeşitli yakıtların atmosfere saldığı karbondioksit ve diğer zehirli gazlar konusunda kısa bilgiler sunmak istiyorum. Bu amaçla Tablo 1 düzenlenmiştir. Tablo 1 in incelenmesinden de görüleceği üzere bir milyon Btu enerji üretme karşılığında çıkan karbondioksit miktarları kilogram cinsinden gösterilmektedir.
                                   Tablo 1
          Çeşitli yakıtların her 1 milyon Btu enerji
            karşılığında ürettikleri CO2 miktarları
Yakıt adı                                CO2 kg.
Metan                                    52.3
Doğal Gaz                              53.1
LPG                                       63.1
Propan                                   63.2
Lastik                                    86.0
Odun                                     88.5
Linyit                                     97.8
Antracit                               103.2
Kaynak: eia.doe.gov/oiaf/1605/coefficients sitesindeki
değerler üzerinden hesaplanmıştır.

Oto lastiği yandığında saldığı karbondioksit miktarı ile Tablo’nun orta üst sırasında,  odunun altında yer almaktadır. Lastik yakma odundan daha az karbondioksit gazı salınımına neden olsa da saldığı diğer zehirli gazlardan hiçbirisi odun ve hatta diğer yakıtlar yanarken bile ortaya çıkmamaktadır. Taşıt lastikleri, bünyesinde karbon dışında birçok unsuru da barındırmaktadır. O nedenle çıkan karbondioksitin yanında diğer zehirli gazlar da atmosfere salınmaktadır. Kaldı ki, odun yıllarca havayı temizleyerek doğaya katkı yapmışken, oto lastiği üretilirken de küresel ısınmayı olumsuz etkilemektedir.
İnternette yaptığım aramalar sonucunda bir taşıt latiğinin bünyesinde bulunan tipik maddelerin şunlar olduğunu saptadım;  sentetik ve tabiî kauçuk, kükürt ve kükürt bileşikleri, silisyum dioksit, karbolik asit, petrol ürünü olarak naftenik, parafinik, poliyester, naylon, petrol mumu. Yine internette bulduğum bilgilere göre aralarında, arsenik, bakır, kurşun, çinkonun da bulunduğu birçok metal ve mineral de lastiklerin yapısında bulunmaktadır. Lastik yanarken bu maddeler de oksitlenerek zehirli gazlar haline dönüşmektedir. (Bu bilgilere ulaşmak için internette sorduğum soru: “chemical composition of auto tires”- oto lastiklerinin kimyasal bileşimidir). Bu soruyu sizler de sorduğunuzda çok zengin ve uyarıcı bilgiye ulaşacaksınız.  
Yine internette yaptığım araştırma sonucunda lastiklerin yakılması sonucunda doğaya salınan zehirli gazların çok büyük bölümünün kansorejen nitelikte olduğunu öğrendim.
Bu bilgiler de göz önüne alındığında Nevruz kutlamalarında lastik yakmanın hem doğaya hem de ateş civarında bulunacak çocuk ve yetişkinlerin sağlığına ne denli zarar vereceği açıkça görülür. Bu nokta ne olacak bir kaç lastik yakmaktan diyenler olabilir. Onlara soracağım tek bir sual var; yeni doğan çocuklarının veya kardeşlerinin yüzüne sigara dumanı üfleyebilirler mi? Kutlama amacıyla lastik yakarak veya kimyevi içerikli diğer ateşleri yakarak doğaya saldığımız zehirler de yeni sürmüş tomurcuklara aynı zararlı etkiyi yapacaklardır.
Çevremize şöyle bir göz atalım, küresel ısınma nedeni ile daha şimdiden birçok ağaç tomurcuk bağladı. Güller bile sürgün vermeye başladı. Küresel ısınma sonucu oluşan sahte “Nevruz” doğayı uyanması gereken tarihten çok önce uyandırdı. Bu sadece bu yıla özgü de değil uzunca süredir, doğa 21 Mart’tan önce uyanıyor ve tomurcuk sürgünleri başlıyor. Ancak aynı küresel ısınma, doğa uyandıktan sonra kar yağışları ile don yaparak uyanan ve filizlenen bitkilerin ciddi hasar görmesine de neden oluyor.
Bir anlamda doğa küresel ısınmaya yol açarak yaptığımız hasarı bütün çıplaklığı ile gözlerimizin önüne seriyor ve adeta yalvarıyor “ey insanoğul yaptığını gör”, “bana zarar veriyorsun” ve “canımı yakıyorsun” diyor, ama bizler anlamamakta ve görmemekte inat ediyoruz. Bizim bu feryatlara karşı duyarsız kalmamız karşısında doğa da sıra dışı yollarla ve daha yüksek sesle uyarılarını sürdürüyor; ani sağanak yağışlarla dere yataklarını taşırarak, tarlaları su altında bırakarak, meyve ağaçları çiçeğe döndüğünde veya ekinler başak bağladığında dolu yağdırarak haykırmaya devam ediyor.
Doğaya, giderek sertleşen uyarılarını anladığımızı ve kendimize ve yaşam tarzımıza çeki düzen verdiğimizi göstermek için Nevruz’u beklemeden,  Nevruz günü ve sonrasında bazı somut davranışlarımızla göstermeliyiz. Bu bağlamda benim aklıma gelenler şöyle;
1) Birkaç kilometre mesafedeki işlemlerimiz için yürüyerek gidip gelmek.
2) İşyerlerine toplu taşıt ile gitmek. Bunu yapamıyorsak, iş yerindeki arkadaşlarımızla bir program yaparak sıra ile araçlardan birisi ile birlikte gidip gelmek.
3) Kentsel yöneticileri toplu taşıma yatırımlarına mutlak öncelik vermeleri konusunda aralaıksız uyarmaya devam etmek
4) Araçlarımızı kullanırken aşırı gaz vermeden, ekonomik kullanmaya özen göstermek.
5) Araçlarda yakıt tasarrufu sağlayan yöntemleri öğrenmek ve uygulamak.
6) Kışın kaloriferleri atletle oturacak kadar yakmak yerine, bir kazak giyerek ısınabileceğimiz düzeyde kalorifer ısısını düşürmek.
7) Yıkanma suyunu kaynar hale getirip sonra soğuk su ile karıştırmak yerine ılık suda yıkanmak.
8) Her yemekte tüm tencereyi ısıtmak yerine yenilenecek kadarını ısıtmak.
9) Ev atıklarımız içinde geri dönüşümle geri kazanılması mümkün olanları çöpe atmak yerine bunları toplamaya yönelik geri dönüşüm kutularına koymak.
10) Her türlü kullanılmış kağıtları geri dönüşüm kutularına atmak ve kağıt kullanırken özen göstermek.
11) Ulaşabildiğimiz her yere bir kaç  fidan dikmek.
12) Nevruz ile birlikte artacak piknik gezilerinde, orman ve ağaçlık yerlerde ocak ve ateş yakmak yerine, evden götürdüğümüz yemekleri yemek.
13) Piknik sahalarını camdan ve diğer yangın çıkabilecek maddelerden temizleyerek terk etmek.
Bu listeyi çok daha fazla uzatmak mümkündür. Fakat ben bu listeyi okurların kendilerinin tamamlamalarının, çevre kirliliği ile mücadele kararlılığının oluşması bakımından, daha uygun olacağını düşünüyorum.
Gelin bu Nevruz’dan başlayarak, binlerce yıllık “ateş yakarak” Nevruz kutlama geleneği terk edelim ve yerine, “doğayı koruma” ve “doğayı güzelleştirme”  Nevruz geleneğini başlatalım. Ne dersiniz?

Hikmet Uluğbay       

 

Nevruz Kutlamaları ve Lastik Yakma” üzerine 2 yorum

  1. Sn.UluğŸbay, siz de biliyorsunuz ki küresel ısınma paranoyası ve CO2 endeksli ekonomi oluşŸturma gayretleri aslında tükenmeye başŸlayan(talebe yetişŸemeyen) fosil yakıtların daha sıkı kontrol edilmesi ve halklar tarafından paylaşılmaması işin yürütülen ard niyetli kampanyalardır. İncir çekirdeğŸini doldurmayacak gülünç önlemlerle(rezervuarın içine pet şŸişŸe koymak, A sınıfı bulaşık makinesi satın almak, adaptörleri prizden çekmek vb.) doğŸal felaketlere karşı koyamayız. Bize bu tavsiyeleri veren küstah basın hiç bir suçu olmayan sıradan insanların vicdanlarını sömürüp suçluluk duygusu içine girmeleri ve nihayetinde sorumluluğŸu paylaşŸmaya razı olmalarını amaçlıyorlar. “Cap and trade” saçmalığı gibi, BM’nin karbon karnesi projesi gibi komplolara kitleleri razı etmek için öncelikle suçluluk duygusu aşılamak gerekir.
    Ben musluğŸu az açsam ne yazar, Ankara’nın suyunun `’ı dağıtımda ziyan olurken? Hatta Ankara’nın suyunun tamamı kullanılsa ne yazar, tatlı su kaynaklarının …’ı tarımda, açık kanal sulamasında kullanılırken? Lastik yakmasak ne yazar, Türksat uydularını uzaya yollayan roketlerin çıkardığı tonlarca CO2 ve bilumum sera etkili, ozon delici gazlardan haberimiz var mı? Satın aldığımız dizüstü bilgisayar, cep telefonu üretilirken kaç ton su kullanıldı, araşŸtırdık mı? SineğŸin yağıyla uğŸraşıyoruz. Yanı başımızda dev bir balina dururken.
    Demek istediğŸim, dibindeki delik sürekli büyüyen bir havuz var ve biz bu havuzu beyhude doldurmaya çalışıyoruz. DeliğŸi kapatmaya ne dersiniz?

    Beğen

  2. suyun yüzde altmışı yazmıştım, görünmüyor…

    Sayın nlty2000, yorumunuzda iki ayrı yüzde var. O nedenle ben

    düzeltmek istemedim. Siz ilk yorum metninizi açıp gerekli düzeltmeyi

    yaparsanız daha uygun olur.

    Uluğbay

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s