Mülkiye’den Mezuniyetin 50. Yılı

Aşağıda okuyacağınız metin, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin 4 Aralık 2011 kutlama törenlerinde sınıf arkadaşlarım tarafından bana görev olarak verilen 1961 mezunları adına yaptığım konuşmadır.

Mülkiye’den Mezuniyetin 50. Yılı

Değerli Rektör ve Dekanlar, saygın Bilim Öğretenler, Mülkiyeliler Birliği’nin değerli başkanı, Sevgili Öğrenciler ve 54 yıllık Dostlar ve saygıdeğer eşleri,
Büyük bir heyecanla kapısından adımlarımızı attığımız 1950 li yılların ikinci yarısından bu yana yaşamımıza ve kişiliğimize yön veren “Mülkiye” kurumuna mezuniyetlerinin ellinci yılını tamamlamış 1961 çıkışlılar olarak yeniden dönmenin büyük mutluluğunu yaşama ve sizlerle paylaşma fırsatını bizlere veren Fakülte yönetimine ve öğrencilerine gönülden teşekkürlerimizi sunarız.
1961 Mülkiye çıkışlılar adına sizlere hitap etme görev ve sorumluluğunu bana verdikleri için de değerli sınıf arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.
1961 çıkışlılar olarak sizinle üzerinde konuşabileceğimiz birçok konu var. Bunların içerisinden ben, bu elli yıl içerisinde bizler ve bizim kuşağımızın zaman zaman bedel ödeyerek öğrendiklerinden bazılarını genç kuşaklara aktarmayı seçtim. Umarım bu seçimim hem sizlerin hem de sınıf arkadaşlarımın beğeni ve onayını alır.
Her sabah uyandığınızda, yaşam size 16-17 saatlik bir nakit sunar. Bu zamansal parayı nasıl kullanacağınıza siz karar verirsiniz. Yalnız bu zamansal paranın kullanmadığınız bölümünü, daha sonra kullanmak üzere yaşamın banka hesabına tasarruf olarak yatıramayacağınız gibi, yanlış yerde harcadıklarını da geri almak mümkün olmadığı gibi, bu harcamayı geri alma çabalarınız da yine aynı sınırlı kaynaktan yeniden ödeme yapmak anlamına gelir.
Her üniversite öğrencisi, okul bittiğinde iyi bir gelir elde edeceği ve huzur içinde çalışabileceği bir iş bulma heyecanı yaşar. İş bulma uğraşınızdaki en önemli husus, vereceğiniz ilk izlenimdir. Şunu unutmayın, iş için görüştüğünüz kimselerin her birine, “ilk izlenim vermek için asla ikinci bir şansınız olmayacaktır.(1) ” Vereceğiniz ilk izlenim bilginizden çok, kişiliğinize yönelik olacaktır. Yanlış bir ilk izlenim yıllarca peşinizi bırakmayabilir.
Unutmayın, gülümsemeyi bilen bir yüz, asık bir surattan çok fazla kapıyı sizlere açacaktır.
Kalp kırmamaya özen gösterin, ama kırdı iseniz bunu onaracak tek araç özür dilemektir. Sürekli kırılan bir kalbi ise onarmak olası değildir.
İş yaşamınıza başlamak, yeni bir okula, hayat okuluna başlamak olacaktır. Diplomalarınız, sadece, sizlerin bu okula kabul edilmeniz için bir giriş belgesinden başka bir şey değildir. Hayat okulundaki başarınızı üniversitede öğrendiklerinizin üzerine ne kadar kısa sürede ve hangi kalitede bilgi koyduğunuz ile çok bilinmeyenli denklem çözme yetenekleriniz belirleyecektir. Çünkü iş yaşamınız ve toplum içindeki yaşamınız her zaman karşınıza çok bilinmeyenli denklemlerle veya birleşik kaplar kuramını kullanarak çözebileceğiniz problemleri ardı ardına çıkaracaktır.
Her insan doğal olarak ihtiras sahibidir. Hırs insanları başarıya götüren araçlardan sadece bir tanesidir. Unutmayın siz hırsınızı denetlediğiniz sürece, o size hizmet eden sadık bir kölenizdir, ancak hırslarınızın sizi denetlemesine izin verdiğiniz andan sonra, o sizin için çok zalim bir efendiye dönüşür (2) ve yalnız sizin değil ailenizin de yaşamını karartabilir.
Hayatta başarılı ve mutlu olabilmek, kaliteli çalışmayı bilmek kadar kaliteli dinlenmeyi bilmekle de doğrudan ilişkilidir. Kaliteli dinlenmeye, en az bir güzel sanat dalıyla ilgilenerek ulaşabilirsiniz. Bu uğraş, sizi, yaşamınızda karşılaşacağınız birçok stresli sorunlara çözüm üretebilmeye de hazırlayacaktır. Zira güzel sanatlarla uğraştığınız anda, beyninizin yorulmuş ve problem çözme sorunu yaşayan bölümüne dinlenme ve kendini yenileme fırsatı vermiş olursunuz. Açılış bölümünde dinlediğimiz üç soprano ve bir piyanist günümüze güzel bir renk ve huzur katmadı mı?
Hayat yolunu birlikte yürüyeceğiniz yaşam arkadaşınızı sadece sevmek yetmez, birlikte mutluluk kozasını örmeniz gerekir. Mutluluk kozasının harcını karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü birlikte oluştururlar.
Çocuklarınızın eğitim çağı geldiğinde çocuklarınızın yanında, ekonomik olanaklarınız el verdiği ölçüde, ekonomik olanakları yeterli olmayan ailelerin çocukları için de öğrenim anne ve babası olmaya çalışın, bu çabanızın boyutu çocuklarınızın yaşayacağı toplumun yapısını da belirleyecektir. Çocuklarınızın eğitimi tamamlandığında, rahatlayacak bütçelerinizden ekonomik olanağı olmayan yeni gençlere burs kaynağı ayırmayı unutmayınız. Bu bir anne baba olmanın yanında, bir Mülkiyeli olmanın ve bunların da ötesinde Cumhuriyet kuşağı olmanın moral yükümlülüğüdür.
Şunu asla unutmayınız ki, sizlerin diplomalarınız ve ekonomik kazançlarınız üzerinde, sizin gibi okula devam etmesi gerekirken, ekonomik olanakları el vermediğinden okula gidemeyip sanayi sitelerinde, sokaklarda ve tarlalarda çalışarak ödedikleri vergiler ile sizlerin okuduğunuz kurumların oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunan akranlarınızın alın teri ve gözyaşlarının hakkı vardır. Bu hakkı ödemenin tek yolu, yeni yeni çocukların aynı kaderi paylaşmamasına yapacağınız bilinçli katkılardır.
Şu anda sizler de geçmişte bizlerin yaptığı gibi, öğretmen ve akademisyenler ile eğitim kurumlarının yaşamınızdan çıkacağı için sevinç duyuyor olabilirsiniz. Bu yaşamda yapılan en büyük hatalardan biridir. Öğretmenlerin, akademisyenlerin ve eğitim kurumlarının sorunları, yaşam boyu sizlerin de sorunu olmaya devam etmelidir. Zira, kesinlikle kendinizden çok daha kaliteli eğitim almasını isteyeceğiniz çocuklarınızı ve torunlarınızı yine öğretmenler ve akademisyenlerin yaşama hazırlayacaklarını asla hatırdan çıkarmayınız.
Atatürk’ün önderliğinde, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini yapan kuşak, bizlere Cumhuriyeti, demokrasiyi, lâik sosyal hukuk devletini hovardaca harcayacağımız bir miras olarak bırakmadılar. Bunları üzerine çağdaşlığın gelişen boyutlarını da ekleyerek bizden sonra gelecek kuşaklara aktarmamız için bizlere emanet ettiler. Yaşama atılmakla, Cumhuriyet ve kazanımlarını korumak ve çağdaşlığın ışığında geliştirme görev ve sorumluluğunu da devralacaksınız. Bizlerin nöbeti, elbette, yaşamdan ayrılacağımız ana değin sizlerin yanında devam edecektir.
Biliniz ki, aydınlanmış beyinler için emeklilik diye bir yaşam tarzı yoktur ve olamaz. Çalıştığınız yıllarda, yasal emekliliğiniz geldiğinde, toplumun kıdemli bireyleri ve muhteşem bir bilgi birikimine sahip kişileri olarak nasıl katkı sunmaya devam edeceğinizin de programını hazırlayın. Bunu yaptığınızda, bedence yaşlanmış olmanıza rağmen, akılca ihtiyar bir birey olmaktan kurtulursunuz.
Yaşamdan ayrıldığınızda da anılmaya devam etmek arzusunda iseniz, yaşamınız boyunca ya okunacak eserler yazınız, ya da hakkında kitaplar yazılacak işler başarınız (3).
Bu listeyi uzatmaya gerek yok, zira yaşamın altın kurallarından birisi de her kuşağın kendi hatalarını yapıp gereken dersleri çıkarmasıdır ki, buna zarif bir ifade ile “deneyim kazanmak” deniyor. Hata yapmamaya özen gösterin, ama hata yapmaktan da korkmayın, ancak aynı hatayı iki kez yapmayın. Unutmayın, bol bol hata yapmak, insanı çok deneyimli de yapmaz.
1961 çıkışlılar olarak, 2012 yılı ve onu izleyen yıllarda mezun olacak genç Mülkiyeli kardeşlerimize yaşamlarında sağlık, mutluluk, huzur ve başarılar diliyoruz.
Bizlerin bizler olmasına; bilgileri, kişilikleri, yürekleri, sevgileri, saygıları ve akılları ile çok büyük ve önemli katkılarda bulunan, her eğitim kademesindeki öğretmenlerimize ve Mülkiyeli bilim öğretenlerimize gönülden teşekkürlerimizi sunuyor ve onlardan yaşamda olanlara esenlik, mutluluk ve huzur dolu bir nice yıllar diliyor, aramızdan ayrılmış olan değerli öğretmenlerimize, bilim öğretenlerimize ve sınıf arkadaşlarımıza Tanrı’dan rahmet diliyor ve her birinin saygın anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.
Saygı sunuyorum.
Hikmet Uluğbay

1. Bu söz, saptayabildiğim kadarı ile, bir Amerikan özdeyişidir.
2 .Bu cümleyi, ilk kez, yaklaşık 50 yıl önce radyoda dinlediğim bir piyeste duymuştum ve hafızamda yer etmişti.
3. Benjamin Franklin’in bir özdeyişi, alıntı yapılan yer, John Bartlett & Justin Kaplan, “Bartlett’s Familiar Quotations” Sixteenth Edition, sayfa 309.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s