Seçmen Kütüklerine İlişkin Sorunlar Bitti Mi?

29 Mart 2009 tarihinde yapılacak yerel seçimlere ilişkin seçmen kütükleri 5 Ocak’tan itibaren yeniden askıya çıktı ve ay sonunda askıdan indirilecek. Birinci askı sırasında yoğun tartışmaların yaşandığı seçmen kütüklerinin Yüksek Seçim Kurulu’nca incelendikten sonra yeniden askıya çıkarılması ile sorunlar bitmiş oldu mu? Bu yazının amacı o soruya yanıt aramak olacaktır. Bu arayış yolculuğuna çıkmadan önce kısa bir hatırlatma yapmak uygun olacaktır.
Seçmen kütüklerine ilişkin olarak yaşanan sorunlar konusundaki görüşlerimi bu sitede, 11 Mayıs 2007 tarihinde “Kayıtlı Seçmen Sayılarına Yakından Bakış” ve 10 Aralık 2008 tarihinde “Aziz Nesin’in Ruhu Şad Olsun!” başlıklı yazılarımla açıklamıştım. İkinci yazımda 2009 yerel seçimlerine yönelik seçmen kayıtlarında yaşanan sorunları irdeledikten sonra şu öneride bulunmuştum; “…. 2009 yerel seçimlerine ilişkin seçmen sayıları ve kütük yazılımları konusunda yazılı ve görsel basında her gün yeni bir sorunun gündeme geldiği ortamda, TBMM de görev yapan siyasi partilerin özellikle de muhalefet partilerinin konuyu yeni bir Araştırma önergesi ile gündeme taşımalarında sayısız fayda vardır.”  Üzülerek belirtmek isterim ki böyle bir Araştırma Komisyonu kurulması için TBMM deki siyasi partiler tarafından yeni bir girişimde bulunulmamıştır.
Seçmen kütüklerinin yeniden askıya çıkmasından sonra muhtarlar, seçmenler ve basın kütüklerde yeniden ciddi hatalar ve noksanlar bulmaya başladılar.
Basında yer alan bir bilgiye göre, “İstanbul Ataköy 11 inci Kısım’da 4,000 seçmenin seçmen listelerinde kayıtlı olmadığı belirlendi” (1).  Haberin devamında da şu bilgiler yer almaktadır; “Ataköy Mahallesi’nin son seçimlerde 10,399 konuttaki seçmen sayısı 18,750 iken bunun 14,169 a düştüğünü belirleyen ve gerekli yerlere başvuran Ataköy Mahallesi Muhtarı ……, dün (de) Adalet Bakanlığı’na bağlı Hakim ve Savcılar Lojmanı’ndaki 60 daireli … bloğunun da seçmen listelerinde kayıtlı olmadığını ortaya çıkardı”(2).  Muhtemelen önümüzdeki günlerde buna benzer yeni haberler yazılı ve görsel basında yer almaya devam edecektir.
İstanbul Ataköy Mahallesi’ndeki Adalet Bakanlığı lojmanlarında oturan Hakim ve Savcıların, 2009 yılı yerel seçimi için gözden geçirildikten sonra 5 Ocak 2009 da ikinci defa askıya çıkarılan, seçmen kütüklerine yazılmamış olması Türkiye Seçim Tarihi’nde yer alan en ilginç olay olacaktır.
Bu tek olay dahi biz seçmenlerin demokratik haklarımıza sahip çıkabilmek için seçmen kütüklerini çok dikkatli olarak incelememiz gerektiğini tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır. Kütüklerin ilk ilanında isimlerimiz kütüklerde yer almış olsa dahi, yeniden asılmış olan kütükleri mutlaka gidip kontrol etmemiz gerekmektedir. Başkalarının bizim haklarımıza saygı duyabilmesi için öncelikle biz kendi haklarımıza saygı duymak durumundayız.
Zira bu yazıyı yazmadan önce yaptığım küçük bazı incelemeler sonucunda edindiğim bilgiler kütüklerde hala dahi önemli sorunların olduğunu göstermektedir. Bunları da sizlerle paylaşmak isterim.
Sözünü etmek istediğim ilk sorun bazı isim ve soyadların birden fazla türde yazılabilmesinden kaynaklanmaktadır. Örnek vermek gerekirse, Alâeddin, Seyfettin, Turhan ve benzeri isimlerin nüfusa geçmiş birden fazla çeşidi mevcuttur. Alâeddin ismi Alaattin, Alaettin,  Seyfettin ise Seyfeddin, Turhan, Turan olarak da yazılabilmektedir. İlk isimlerdeki bu çeşitlilik soyadlarında da yer alabilmektedir. İşte bu durum nedeni ile isimleri birden fazla şekilde yazılabilen vatandaşlar kütükleri incelerken isimlerinin aynı adreste farklı çeşitte yazılmış şekli de var mı diye mutlaka kontrol etmelidirler. Zira farklı yazılan isimlerin T.C. kimlik numaraları da farklıdır. Seçimlerde kimlik numarası ile de oy kullanılabileceği için kendileri adına başkalarının oy kullanma olasılığını önlemeleri gerekmektedir. Zira böyle bir durumda kendi oylarının bir başka oyla dengelenmesi de söz konusu olabilir.
Üzerinde durmak istediğim ikinci sorun, belediyelerin sokak isimlerini değiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Zaman zaman belediyeler sokak isimlerini değiştirdikten sonra yeni sokak ismini gösteren levhaları asmakta gecikiyorlar. Bu durumda siz kendi adresinizi “57 inci sokak” olarak biliyorsunuz ve nüfus kaydınızı da Adrese Dayalı Nüfus Kaydı sırasında o şekilde yazdırıyorsunuz. Bu sırada belediye sokağınızın ismini “1864 üncü sokak” olarak değiştiriyor. Bu durumda seçmen kütüklerinde kendinizi 57 inci sokakta göremeyebilirsiniz, çünkü o artık sizin oturduğunuz 57 inci sokak değildir. O nedenle kütükte isminizi göremediğiniz takdirde Muhtar’ınızdan sokak ismi değişiklikleri konusunda da bilgi almanız uygun olur.
Üçüncü sorun ise oturduğunuz yer, birden fazla apartman bulunan site olduğunda yaşanabiliyor. Bir örnek vermek gerekirse, sitenizde beş apartman var ve her biri “A” Blok, “B” Blok,  …. “E” Blok olarak isimlendirildi ise ve belediye bu isimlerin dizilişini değiştirirse veya sokak isimlerinde olduğu gibi örneğin harfleri numaralarla değiştirdi ise yine kütüklerde sorunla karşılaşabiliyorsunuz. Bu da kontrol etmeniz gereken diğer bir husustur.
Bunlara benzer sorunlarla karşılaştınız, yapacağınız şey önce Muhtar’ınızla görüşerek izleyeceğiniz yöntemleri öğrenmektir. Bu bağlamda muhtemelen bulunduğunuz ilçenin Nüfus Müdürlüğü’ne de müracaat edip kayıtlarınızı düzelttirmeniz gerekecektir. Ancak bu düzeltmeyi yaptırmanız sizleri otomatik olarak seçmen kütüğüne kaydettirmeyecektir. Bu kaydı yaptırdıktan sonra, belgelerinizi alarak Yüksek Seçim Kurulu’na da giderek seçmen kütüğünü düzelttirmeniz gerekmektedir. Duyduğuma göre, bazı kişiler Nüfus Müdürlüğü’ne başvurup kayıtları düzelttirdikten sonra ”ben vatandaşlık görevimi yaptım, gerisini devlet yapsın” anlayışı ile diğer işlemi yaptırmama yoluna gidiyormuş. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu kişiler seçimlerde oy kullanamama durumuna düşebilirler. Zira seçmen kütüğündeki yanlışa itiraz hakkı sadece ve sadece seçmenin kendisine ait bir hak ve yükümlülüktür. 
Seçmen kütüklerinde sorunla karşılaşan kişiler, bir yandan kütükteki durumlarını düzelttirmek için gerekli girişimleri yaparken diğer yandan da oy vermesi muhtemel siyasi partilerin ilçe, il ve genel merkezlerini de uyarmalıdırlar. Zira siyasi partilerin şu ana kadar ortaya koyduğu tutum sorunun boyutunu tam olarak görmedikleri izlenimi vermektedir.   
Siyasi partiler seçmen kütükleri sorununa, bu seçimde daha başarılı olacakları anlayışı ile gereken ilgiyi göstermezler ise seçim sonuçları ortaya çıktığında söz söyleme ve eleştirme haklarını da yitirmiş olacaklardır.
Kütüklerdeki yanlışların düzeltilmesi ile görevimiz bitmemektedir. Seçim günü sandık kurullarında görev almak, bu görevin bir gereği olarak sandık sonuçlarına ilişkin zabıtların yanlışsız düzenlenmesini denetlemek ve bu sonuçların ilçe, il merkezlerine doğru ulaşmasını da takip etmek durumundayız.
Yerel seçimlerde Muhtar’lar da seçilecektir. O nedenle, seçmen kütükleri konusunda yaşadığınız sorunları aşmada Muhtar’ınızın gösterdiği tutum, sizlere geçen seçimlerde doğru Muhtar seçimi yapıp yapmadığınız hususunda da ışık tutacaktır. Unutmayın, Muhtar’lık görevi demokratik yaşamın temel taşıdır. Demokrasinin inşaatı o taş üzerine kurulur. Muhtarlık doğrudan demokrasinin yaşandığı tek aşamadır.
Değerli okurlar kendi seçmen kütüğü denetimleri sırasında yukarıda açıklanan sorunlardan farklı sorunlarla karşılaşmış olabilirler. Onlar da kendi deneyimlerini çevreleri, basın, oy vermeyi düşündükleri siyasi partinin temsilcileri ile paylaşmalıdırlar.      

Hikmet Uluğbay

(1) Öz Yeliz, “Ataköy’de 4 bin seçmen kayıp”, Hürriyet 10.1.2009.
(2) Y.a.g. haber.

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s