Doğalgaz zammı ve düşündürdükleri

BOTAŞ’ın 1 Kasım 2008 günü doğalgaz fiyatlarına konutlarda yüzde 22.5 ve sanayide yüzde 22 oranlarında zam yapması, o günden bu yana, toplumun tüm kesimlerinden çok yoğun tepkilere ve eleştirilere hedef olmuştur. 
Bu tepkiler, son zammın yüksek oranına yönelik olduğu kadar, son bir yıl içinde yapılan zamların birikimli değerinin gazetelere göre yüzde 73’e ve TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın 1 Kasım 2008 tarihli basın açıklamasına göre yüzde 82.15’e çıkmasına da yöneliktir. Üstelik bu yüksek oranlı zam, dünya ekonomisinde yaşanmakta olan ciddi bir krizin petrol fiyatlarını Temmuz 2008 den bu yana sürekli ve hızlı bir biçimde düşürdüğü bir ortamda yer almıştır. Doğalgaz fiyatlarının petrol fiyatlarına belli bir formülle bağlı olduğu hatırlanırsa, doğalgaz fiyatlarının da petrol fiyatlarına paralel olarak bir zaman gecikmesi ile değişmesini doğal karşılamak gerekir. Ancak bu doğal karşılamanın da belirli bir sınırı vardır. Bu yazıda doğalgaz zammının doğal karşılanabilecek sınırını aşan hususlar üzerinde durulacaktır.
Yapacağım analizlerde, TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın açıklamasında yer alan fiyat serisini esas alacağım. Zira anılan açıklamada doğalgazın KDV’li ve KDV’siz fiyatları yan yana verilmektedir. Bu bilgiler de, okura 2008 zamları ile birlikte, devletin aldığı KDV’nin ne kadar artacağını gösterecektir.
Konu üzerinde değerlendirmelerime geçmeden önce TMMOB’nin Makine Mühendisleri Odası Başkanı’nın açıklamasında yer alan bilgileri Tablo 1’de sunmak istiyorum.
                                      Tablo 1
Son bir yıl içinde doğalgaza yapılan zamlarla oluşan fiyatlar
                                     (YTL/m3)
                  ÖTV dahil       ÖTV ve                        Birikimli zam
Tarihler        KDV hariç      KDV dahil      KDV YTL    oranı %
12.2007      0.458862       0.541457      0.0826          –
01.2008      0.498090       0.587746      0.0897        8.55
07.2008      0.540848       0.638201      0.0974      17.87
08.2008      0.644418       0.760413      0.1160      40.44
10.2008      0.674867       0.796343      0.1215      47.07
11.2008      0.835814       0.986261      0.1504      82.15
Kaynak: TMMOB Makine Mühendisleri Odası Basın Bülteni 01.11.2008

Tablo 1’in incelenmesinden de görüleceği üzere, Aralık 2007-Kasım 2008 döneminde doğalgaza yapılan yaklaşık yüzde 82 oranındaki zam metreküp başına (0.1504-0.0826=) 0.0678 YTL ek KDV artışı sağlamıştır. Diğer bir ifade ile bu zamlar yapılırken 6.78 kuruşluk KDV artışı zamlı fiyatlara yansıtılmasa idi, bu zamlara rağmen doğalgaz fiyatı (0.986261-0.0678=) 0.91846 düzeyinde kalacaktı. Daha açık bir ifade ile zam oranı yüzde 82.15 ten (0.91846/0.541457=) yüzde69.63 e inecekti. Özetle zam (82.15-69.63=)yüzde 12.52 oranında daha az yapılmış olacaktı.
Şimdi bu bilgiler ışığında Maliye Bakanı’nın basında yer alan şu açıklamasını okuyalım; “Petrol veya doğalgaz arttı, azaldı, ben onu bütçeden karşılayamam. Bunu yapanlar ne bütçe açığı ne de başka açıklarını kapatabiliyor. Botaş’a zammı sorduğumda ‘zammı yapmazsam maliyetlerin altında satış yapacağım’ cevabını aldım. Ne demek o, bunun manası bütçeden vermektir. Elektrikçiye soruyorum ‘parayı toplayamazsam doğalgazcıya veremiyorum’ diyor. Birbirine bağlı. ‘tamam maliyetine verelim’ dedik. ‘Kar koyup milleti inletmeyin’ dedik. Hükümet olarak ‘kusura bakmayın ey millet vaziyet böyle’ dedik.(1)”
Maliye Bakanı, doğalgazın maliyetinin altında satılarak bütçeye yük gelmemesini istiyor. Bu anlayışa hak verilir. Maliye Bakanı Botaş’a doğalgazı maliyetine satmayı öneriyor, ama aynı Bakan, bu fiyat artışının 12.52 puanlık kısmını veya 6.78 kuruşunu zammın yarattığı fırsattan yararlanarak vergi olarak aldığından bahsetmiyor. Diğer bir deyişle doğalgaza, petrole zam geldikçe Maliye Bakanlığı’nın topladığı KDV de hızla artmaktadır. Maliye Bakanı bir yandan Şirket’e “kar koyup milleti inletmeyin” tavsiyesinde bulunuyor, diğer yandan zammın yol açtığı ilave KDV ile milletin sırtındaki kamburun büyümesine de neden olmaktan çekinmiyor. Maliye Bakanı, Botaş’a ve elektrik şirketlerine konsolide bütçeye dahil kuruluşlar ile belediyelerin birikmiş borçlarının ne kadar olduğunu ve her yıl ne kadar arttığını bunların tahsil edilebilmesi için amme alacaklarının tahsili hakkındaki kanun hükümlerinin neden uygulanmadığını da söylemiyor.
Botaş, elektrik şirketlerine ve belediyelere verdiği ve vermeye devam ettiği (veya vermeye zorlandığı) ancak bedelini tahsil edemediği doğalgazı, satın alabilmek için bir yerlerden borç almak durumunda kalıyor. Bu borçlara ödenen faizler de doğal gazın maliyetine dahil edilerek bizlere ve sanayiye satılan doğalgaz fiyatına dahil ediliyor. Dolayısı ile biz tüketiciler, elektrik şirketleri ve belediyeler dahil kamunun zamanında ödemediği borçların yol açtığı ek maliyeti de, zammın zammı olarak ödediğimiz ilave KDV ile birlikte, sırtlanmak durumunda kalıyoruz. 
Diğer taraftan başta Enerji Bakanı olmak üzere Hükümet yetkilileri doğalgaz zammının Botaş’ın mali durumu nedeni ile yapılmadığını, gözümüzün içine bakarak, söylüyorlar. Şimdi de doğalgaz ithal ve dağıtımını yapan ve sermayesi tamamen devlete ait Botaş’ın mali durumuna kısaca göz atalım. Bu amaçla Tablo 2 düzenlenmiştir.
                                      Tablo 2
           Botaş’ın alacak ve borç durumunun izlediği seyir
                             (000 ilavesiyle YTL)
               Ticari              Ortalama        Ticari           Ortalama
Yıllar       alacaklar         tahsil süresi     borçlar       ödeme süresi
2003     2,464,486.4      150 gün        493,787.2       30 gün
2004     2,548,399.6      177              700,782.6       47
2005     3,530,339.8      161           1,252,511.3       55
2006     5,462,515.8      163           1,600,987.3       47
2007     7,381,343.4        51*         1,268,584.3       39*
Artış     4,916,857.0                          774,797.1
• 2007 yılına ait gün sayıları Kasım ayı sonu itibariyledir.
Kaynak: Botaş’ın web sayfalarındaki bilançolar ve finansal rasyolar sayfası.
Tablo 2’nin incelenmesinden de görüldüğü üzere, Botaş’ın 2003-2007 döneminde ticari borçları 493.8 milyon YTL den 1,268.6 milyon YTL ye çıkarak 774.8 milyon YTL artarken, aynı dönemde ticari alacakları 2,464.5 milyon YTL den 7,381.3 milyon YTL ye çıkarak 4,916.9 milyon YTL artmıştır. Diğer bir deyişle 2003-2007 döneminde Botaş’ın sattığı doğalgazdan kaynaklanan alacakları 4.9 milyar YTL artmıştır. Ticari alacaklarla ticari borçlar bir arada düşünüldüğünde 2003-2007 döneminde Botaş’ın net ticari alacağı 4.2 milyar YTL kadar artmış bulunmaktadır. Bu boyutta alacaklı olmak Botaş’ı bankalardan 2 milyar YTL düzeyinde borçlanmaya ve 2.6 milyar YTL’ye yakın vergisini de ödememeye sevk etmektedir. Görüldüğü üzere biriken net ticari alacak bakiyesi olan 4.2 milyar YTL, bankalardan alınan 2 milyar YTL borç ve ödenmeyen vergi değeri olan 2.6 milyar YTL’nin toplamına yakın bir değerdir. Bu da açıkça göstermektedir ki Botaş’ı mali sıkıntıya sokan ve dolayısı ile finansman bulmak için doğalgaza yüksek zam yapmaya sevk eden unsurlardan birisi de çok yüksek düzeye tırmanmış alacaklarıdır. Diğer bir deyişle Botaş’ın mali durumu 2003-2007 döneminde çok ciddi biçimde bozulmuştur. Bu tespiti destekleyen diğer bazı bilgiler de biraz sonra verilecektir.
Tablo 2’nin ortaya koyduğu diğer bir gerçek de ticari alacaklar ile ticari borçların ödemedeki gecikme gün sayıları arasındaki ciddi uyumsuzluktur. 2007 yılına ait veriler Kasım ayı sonuna ait olduğu için ticari alacakların tahsili için yer alan 51 gün ile ticari borçların ödenmesi için yer verilen 39 günün tam yıl değerlerinin ne olduğu bilinmemektedir. Botaş’ın aradan 1 yıl geçmesine rağmen bu verileri hala Kasım ayı itibariyle göstermesini de anlamak mümkün değildir. Tablo 2’den görüldüğü üzere, ticari alacaklar ortalama yaklaşık 5-6 ay sonra kısmen tahsil edilebilirken, borçlar en çok 2 aya yaklaşan gecikme ile büyük ölçüde ödenebilmektedir. Ancak burada Botaş’ın ticari alacaklarını 5-6 sonra tamamen tahsil ettiği düşünülmemelidir. Bu gecikmeli tahsilat, alacakların kısmen ödendiğini göstermektedir. Ödenmeyen kısımlar da birikmeye devam ederek Tablo 2’de görülen ve henüz görülmeyen 2008 yılı düzeylerine tırmanmaya devam etmektedir. Dolayısı ile Botaş günlük işlerini çevirebilmek için bu vade uyumsuzluğunu kısa ve uzun vadeli borç alarak dengelemektedir. Bu borçlar için ödenen faizler de doğalgazın finansman maliyetine girmekte ve biz tüketiciler tarafından ödenmektedir. Bunun boyutunu ilerleyen sayfalarda ayrıntısı ile göreceğiz.
Botaş’ın 2003-2007 döneminde mali durumunun ciddi biçimde bozulduğunu gösteren ek bilgiler Tablo 3’de yer almaktadır.
                                     Tablo 3
     Botaş’ın 2003-2007 dönemi karları ile çeşitli rasyoları
         (karlar 000 ilavesi ile ve rasyolar yüzde olarak)
Yıllar      Kar        Faaliyet karı %    Borç/Özkaynak %   Likidite oranı %
2002      v.b.           16.70                  82.66                174.23
2003  742,756.6      13.46                  87.72                127.12
2004      5,680.3       2.22                 126.45                 87.20
2005  225,334.5        2.85                 131.50                81.46
2006    44,644.5     – 1.22                 219.67                 81.27
2007  813,046.4       9.78                  206.65               102.14
Kaynak: Botaş’ın web sayfalarındaki bilanço verileri ve finansal rasyolar sayfası.     
Tablo 3’den de açıkça görüldüğü üzere, Botaş’ın faaliyet karı oranı 2002 deki yüzde 16.70 düzeyinden 2006 yılında yüzde 1.22 zarara kadar düştükten sonra 2007 yılında yeniden yüzde 9.78 oranında kara yükselmiştir. Şirket’in borçları 2002 yılında öz kaynaklarının yüzde 83 kadarken 2007 ye kadar sürekli artarak yüzde 200 ün üzerine çıkmıştır. Diğer bir deyişle 2002-2007 döneminde Botaş’ın borçlarında öyle hızlı bir artış yer almıştır ki, borçlar, Şirket’in öz kaynaklarının iki katının üzerine çıkmıştır. Dolayısı ile 2002 yılında doğalgaz için ödediğimiz fiyatların içinde Şirket’in ödediği faiz giderlerinin katkısı düşük iken 2007 yılında faizlerin fiyat içindeki ağırlığı çok yükselmiştir. Ancak zamlara rağmen ticari alacaklar büyümeye devam ettiği için Şirket’in likidite durumu da ciddi şekilde bozulmaya devam etmiştir.
Tablo 3’de yer alan Şirket karları çok dalgalı bir seyir göstermektedir. Ancak bu kar rakamlarının oluşmasında hızla artan alacaklara yürütülen hesabi faizlerin katkısının çok büyük olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de bu karların geniş ölçüde fiktif olduğunu söylemek mümkündür. Botaş, Tablo 3’de yer alan karlarına rağmen vergi borçlarını ödeyemediği için bir de vergi için gecikme cezası ödemek durumunda kalmaktadır. Bütün bu bilgiler Botaş’ın web sayfasında yer almasına ve basında 30 Haziran 2008 tarihi itibariyle 15 milyar YTL alacağı (2) bulunduğu yazılmasına rağmen, yukarıda da değinildiği üzere, Enerji Bakanı yaptığı basın toplantısında doğalgaz fiyatlarının belirlenmesinde Botaş’ın mali durumunun etkisi olmadığını söyleyebilmiştir. Böyle bir söylem, en azından, dinleyenleri ciddiye almamaktır.
Yine basına yansıyan bilgilere göre, 2007 yılı sonunda Botaş’a vergi borcu nedeniyle 501.1 milyon YTL tecil faizi uygulanmıştır(3). Aynı haberde Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun raporuna atfen, 22 Mayıs 2007 tarihinde çıkarılan özel bir yasa ile EGO’nun Botaş’a olan borcundan kaynaklanan 439.6 milyon YTL faizinin silindiğine değinilmekte ve bu durumun Botaş’ın nakit sıkıntısına düşmesine yol açtığı belirtilmektedir. Tablo 3’den hatırlanacağı üzere, Botaş’ın 2007 yılı karı 813.0 milyon YTL’dir. Eğer biraz önce değinilen haberler doğru ise, kanunla silinen 439.6 milyon YTL EGO faiz borcu artı  501.1 milyon YTL vergi tecil faizi toplam olarak 940.7 milyon YTL zarar yazıldıktan ve bankalardan alınan borçlara faiz ödendikten sonra Botaş’ın 813.0 milyon YTL kar etmesinin ve bu mucizenin nasıl olduğunu Botaş’ın topluma açıklaması gerekmektedir.
Zira 2 Ocak 2008 tarihinde Botaş doğalgaza yüzde 7.4 zam yaptığında, basında yer alan bilgilere göre 1 Kasım 2006 tarihinden sonra ilk kez zam yapıldığı bildiriliyordu(4). Nitekim 2007 yılında doğalgaza zam yapılmadığını Enerji Bakanı da 3 Kasım 2008 günü yaptığı basın toplantısında açıklamıştır(5). 2 Ocak 2008 tarihinde doğalgaza yüzde 7.4 zam yapıldığını bildiren haberin başında yer alan bilgi de düşündürücüdür; “AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından buyana doğalgaza yapılan zam oranı yüzde 89 olarak hesaplandı(6). 1 Kasım 2006 yılında doğalgaza zam yapıldığında TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın yaptığı basın açıklamasında da şu bilgilere yer verilmiştir; “Botaş’ın dün doğalgaz fiyatlarına yaptığı yüzde 5.8 oranındaki zam ile yıl başından bu yana yapılan artış oranı yüzde 27.35’e ulaşmıştır. 2005 yılı başından bu yana yapılan zamların oranı ise yüzde 60’tır”(7). Aşağıda yer alan Tablo 4 den de görüleceği üzere 2006 yılı zarfında ham petrol fiyatları ortalama 60.8 dolar civarında kalmıştır. Tablo 4 den de görüleceği üzere Ocak 2006 ayında 57.2 dolar olan ham petrol fiyatları Aralık 2006 da 56.4 dolardır. Bu gelişmeye rağmen 2006 yılında doğalgaza yüzde 27.35 oranında zam yapılmıştır. Yine Tablo 4 den görüleceği üzere 2005 yılında ham petrol fiyatları ortalama 49.8 dolar olmuştur. Ancak doğalgaza 2005-2006 yıllarında yapılan zam yüzde 60 düzeyindedir. 2007 yılında ham petrol fiyatları ortalaması 68.0 dolara çıkmasına rağmen doğalgaza hiç zam yapılmamış, ancak Botaş, 813 milyon YTL kar etmiştir. Üstelik bu kar aynı yıl 439.6 milyon YTL EGO faizinin silinmesine ve 501.1 milyon YTL vergi tecil faizi tahakkuk etmesine rağmen elde edilmiştir. Bu bilgilerin gösterdiği resim, 2005 ve 2006 yıllarında doğalgaza gerektiğinden fazla zam yapılarak, 2007 genel seçim yılında, bu ürüne zam yapma zorunluluğunun önlenmesi stratejisi izlendiği görüntüsü vermektedir.
Doğalgaza yapılan zam açıklanırken, petrol fiyatlarındaki gelişme ve dolar kurunun yükselmesi temel gerekçe olarak gösterilmektedir. Şimdi de bir tablo eşliğinde petrol fiyatlarının son yıllarda nasıl değiştiğine göz atalım. Bu amaçla Tablo 4 düzenlenmiştir. Tablo 4, 2005 ve 2006 yıllarında ham petrol fiyatlarında aşırı bir dalgalanma yer almadığını göstermektedir. Diğer bir deyişle doğalgaz fiyatlarındaki yüzde 60 lık artışı haklı gösterecek yükseklikte bir artış gözlemlenmemektedir. Ancak buna rağmen bu iki yılda doğalgaza yüzde 60 düzeyinde zam yapıldığına yukarıda değinmiştik. 2005 başından 1 Kasım 2008 tarihine kadar yapılan doğalgaz zamlarının birikimli değeri ([1.60 x 1.8215]-1 =) yüzde 191.44 e ulaşmış olmaktadır. Ham petrol fiyatlarının 2008 yılında hızlı bir artış göstermesine rağmen Temmuz ayından sonra dünyadaki ekonomik kriz endişeleri nedeniyle yeniden 70 doların altına düştüğü bir ortamda, Tablo 4 de yer alan seri göz önüne alındığında, 2005 başından günümüze kadar yüzde 191.44 oranındaki zammı savunabilmek oldukça zordur. 2008 yılındaki zamlar ham petrol fiyatının 150 dolara tırmandığı süreçte yapılmış olsa idi daha kolay mazeret bulunabilirdi. Ancak ham petrol fiyatlarının yeniden 70 doların altına indiğinde dönemde doğalgaza yüzde 22.5 zam yapılmasını hiçbir yetkilinin, kimseye kolay kolay anlatamayacağını düşünüyorum.
                                     Tablo 4
         Son yıllarda petrol fiyatlarında yer alan gelişmeler
                                  (dolar/varil)
Aylar    2005     2006      2007       2008
01        38.3      57.2       51.8       89.2
02        39.7      59.4       52.0       91.6
03        47.1      57.4       56.9       96.0
04        47.7      64.7       60.2     104.6
05        44.6      65.1       62.7     112.8
06        50.3      63.6       66.4     123.7
07        52.5      67.0       70.5
08        58.0      67.8       69.2
09        59.1      60.7       72.7
10        55.9      55.1       78.3
11        51.6      55.0       87.1
12        53.2      56.4       88.1
Ortalama 49.8 60.8 68.0
Kaynak: Hazine Müsteşarlığı web sayfaları ithalat verileri. 

Ham petrol fiyatlarında 2005 ve 2006 yılında çok büyük dalgalanma yer almadığına göre, bu iki yılda doğalgaza yapılan yüzde 60 oranındaki zam dolar/YTL kurundaki değişimden kaynaklanmış olabilir mi? Bu soruya yanıt aramak amacıyla Tablo 5 düzenlenmiştir.
                                      Tablo 5
             Dolar’ın YTL değerindeki değişmeler
Aylar        2005          2006         2007            2008
          E.D    E.Y     E.D    E.Y     E.D.   E.Y      E.D.    E.Y.
01      1.32   1.40   1.32   1.34   1.41   1.45   1.15    1.22
02      1.28   1.33   1.31   1.33   1.38   1.41   1.16    1.21
03      1.26   1.39   1.30   1.35   1.38   1.45   1.21    1.33
04      1.34   1.40   1.32   1.35   1.33   1.39   1.28    1.33
05      1.34   1.39   1.32   1.51   1.32   1.36   1.22    1.28 
06      1.33   1.38   1.53   1.71   1.30   1.35   1.22    1.26
07      1.32   1.36   1.49   1.60   1.25   1.31   1.17    1.24
08      1.31   1.38   1.44   1.49   1.26   1.36   1.15    1.19
09      1.33   1.35   1.45   1.53   1.21   1.31   1.19    1.29
10      1.34   1.37   1.44   1.49   1.18   1.22   1.27    1.69
11      1.35   1.37   1.44   1.48   1.17   1.22   1.49    1.55(*)
12      1.34   1.36   1.42   1.45   1.17   1.20    v.y.     v.y.

E.D.: En düşük         E.Y.: En yüksek

• 2008 Kasım verileri ayın 6 sına kadar olan değerleri kapsamaktadır.
Kaynak: Bank of Canada’nın web sayfalarındaki kur hesaplama motoru.

Tablo 5’in incelenmesinden de görüldüğü üzere, Ocak 2005 den Kasım 2008 e kadar geçen süre içinde dolar, YTL karşısında en yüksek değerine Haziran-Temmuz 2006 yılında ulaşmış ondan sonra bu değerlere tekrar yaklaşması ancak Ekim 2008 ayında olmuştur. Bu birkaç aylık sapmalar bir tarafa bırakılırsa, Tablo 5 in ortaya koyduğu resim Ocak 2005 de 1.40 YTL olan doların Ağustos 2008 de 1.19 YTL ye kadar inme eğilimi göstermesidir. Dolayısı ile doların YTL cinsinden değeri doğalgaza aynı dönemde yapılan yüzde 191.44 lük zammı açıklamaya yardım edecek bir görünümü yoktur. 
Bu bilgilerden sonra 2005-2008 döneminde doğalgaza yapılan birikimli yüzde 191.44 oranındaki zammı açıklayacak temel unsurun ne olduğunu inceleyebiliriz. Bu amaçla Tablo 6 düzenlenmiştir.
                                     Tablo 6
               Botaş’ın her yıl net ticari alacakları
                  İçin ödediği muhtemel faizler
                      (000 ilavesiyle YTL)
  Net ticari
Yıllar  alacak  Faiz % 15 Faiz % 20
2003     1,970,699.2      295,604.9      394,139.8
2004     1,847,617.0      277,142.6      369,523.4
2005     2,277,828.5      341,674.3      455,565.7
2006     3,861,528.5      579,229.3      772,305.7
2007     6,112,759.1      916,913.9   1,222,551.8
Toplam        ….            2,410,565.0   3,214,086.4 
Kaynak: Tablo 2 den hesaplanmıştır.

Tablo 6, Tablo 2 den hesaplanan yıllık net ticari alacakların finansmanı için sağlanan krediler ve ödenmeyen vergiler için yılda yaklaşık yüzde 15 veya yüzde 20 düzeyindeki faizlerin yıllık değerlerini göstermektedir. Botaş’ın vergi ödememek veya borç almak suretiyle sağladığı finansmanın maliyetinin yıllık yüzde 15 den düşük olması pek olası değildir. Yüzde 20 civarındaki bir oran daha gerçekçi bir maliyettir.
Tablo 6 ya, henüz bilanço çıkarılmadığı için 2008 net ticari alacak bakiyeleri dahil edilememiştir. Bunlar için de 2008 yılı boyunca faiz ödendiği bir gerçektir.
Tablo 6 dan da görüldüğü üzere, Botaş’ın 2003-2007 döneminde ödediği faizler, iyimser olarak bakıldığında, 2.4-3.2 milyar YTL arasında bir yerdedir.
Bu bilgiler göz önüne alındığında, 2005 başından bu yana doğalgaza yapılan birikimli yüzde 191.44 oranındaki zamla, doğal gaz tüketicileri, öncelik sıralamasına göre;
a) Belediye ve elektrik şirketlerinin Botaş’a ödemedikleri gaz bedelleri için bu şirketin borçlanmak zorunda kaldığı paraların faizini ve ödenmeyen vergilerin gecikme faizi ve cezasını,
b) Son yıllarda önce yavaş daha sonra da hızla artan ham petrol fiyatları nedeniyle artan doğalgaz fiyatlarını,
c) Bütçe açığını finanse etmek için Maliye’nin ek KDV gereksinimini ve nihayet
d) Devlet ile birlikte doğalgaz borcunu ödemeyen belediyelerin dağıttıkları bedava kömürler ile diğer erzakın bedelini,
karşılaya gelmektedirler.
Dolayısı ile doğalgaz kullananlardan, bedava kömür ve erzak kullanan vatandaşlarımıza bir kaynak aktarımı söz konusudur. Ancak bedava kömür ve erzak alan vatandaşlarımız bunun kerametini Belediyeler ve Hükümet’de görmekte, doğalgaza yüksek bedel ödeyen diğer vatandaşlarla bağlantısını bilmemektedir.
2008 yılında doğalgaza yapılan birikimli yüzde 82.15 lik zamlı doğal gazın bedelleri yine bazı belediyeler tarafından gecikme ile ve kısmen ödenecek , aradaki ödenmeyen fark da bir süredir dağıtımı başlamış olan bedava kömür dağıtımını ve diğer erzak dağıtımlarının finansmanına katkı sağlayacak ve böylece Mart 2009 belediye seçimlerine doğru yola devam edilecek ve oya dönüşmesi beklenecektir. 
Dış Ticaret’ten sorumlu Devlet Bakanı’nın basında yer alan açıklamasına göre, petrol fiyatlarındaki inişe bağlı olarak “doğalgazda 4 ay sonra indirim olacak” tır(8). Seçimlere bir ay kala yapılacak doğalgazda fiyat indirimi seçmence ödüllendirilmesinin beklendiği de anlaşılmaktadır.
Doğalgaz kullanımı Kasım-Mart arasında en yüksek düzeydedir. Dolayısı ile bu dönemde zamlı fiyatlarla sağlanacak kaynağın boyutu çok yüksektir. Mart başında yapılacak olan ve oranı belli olmayan fiyat indiriminin doğalgaz tüketicisine ciddi bir katkı sağlamasını beklemek için iyimserden öteye biraz da saf olmak gerekir.
Yazıyı Maliye Bakanı’ndan bir alıntı ile bitirmek uygun olacaktır; “…’kusura bakmayın ey millet vaziyet böyle’ dedik.”

Hikmet Uluğbay

  
(1) “Unakıtan: Ey millet, kusura bakmayın” Vatan Gazetesi, 2 Kasım 2008 sayfa 7.
(2) “Botaş borç sarmalında” NTV-MSNBC 3 Kasım 2008.
(3) “Melih Gökçek: Botaş kötü yönetiliyor gidin zammın hesabını onlara sorun”, Radikal Gazetesi 3 Kasım 2008.
(4) Ahmet Kıvanç, “Doğalgaza 14 ay sonra ilk zam geldi”,  Radikal Gazetesi 2 Ocak 2008.
(5) “Doğalgaz zammı bize de yüksek geldi”, Hürriyet Gazetesi 3 Kasım 2008 online.
(6) Ahmet Kıvanç’ın yukarıda değinilen haberi.
(7) TMMOB, Makine Mühendisleri Odası Basın Açıklaması 1 Kasım 2006.
(8) “Bakandan şaka gibi doğalgaz açıklaması” Hürriyet Online 2 Kasım 2008.

Doğalgaz zammı ve düşündürdükleri” üzerine bir yorum

  1. Daha önceki iktidarlarda halkı kandırıcı harcamalar kamu bankalarının halısının altına süpürülmüş, ancak oya dönüştürülememişti. Bu iktidar ise halkı kandırıcı harcamaları Botaş ve TKİ gibi kuruluşların halılarının altına süpürmektedir. Bunlara da bayağı baba bir emmeli süpürücü gerekmektedir ki, layık oldukları hücrelerde bülbül sesleri altında geceleyebilsinler. Saygılar.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s